Birkaç Saniyelik Test, Vücudumuzun Nasıl Yaşlandığını Ortaya Çıkarabilir
Görsel: Proto Thema
Genellikle sağlığımızdan bahsederken iyi bildiğimiz sayıları düşünürüz: tansiyon, kolesterol, kan şekeri, kilo, kemik yoğunluğu. Ancak çok daha basit olan ve son yıllarda yaşlanma bilimcilerini giderek daha fazla meşgul eden başka bir sayı daha var: kavrama gücü. Yani elimizi ne kadar sıkı sıkabildiğimiz. Ölçüm, dinamometre adı verilen küçük bir aletle yapılır. Kişi aleti elinde tutar, birkaç saniye boyunca olabildiğince sıkı sıkar ve cihaz gücü kaydeder. Bu, neredeyse önemsiz olacak kadar basit görünüyor. Oysa bu kısa ölçüm, vücudun genel durumu hakkında şaşırtıcı derecede faydalı bir tablo sunabilir.
Çünkü kavrama gücü sadece elleri ilgilendirmez. Birinin bir kavanozu kolayca açıp açamayacağını veya ağır bir çantayı taşıyıp taşıyamayacağını göstermekle kalmaz. Aslında, genel kas gücünün, nöromüsküler durumun ve vücudun fiziksel yeterliliğinin işlevsel bir göstergesi olarak kabul edilir. Uzun ömür bilimi, yavaş yavaş 'kaç yıl yaşıyoruz?' sorusundan 'bu yılları nasıl yaşıyoruz?' sorusuna kayıyor. Yani güvenle hareket edebiliyor muyuz? Sandalyeden kolayca kalkabiliyor muyuz? Merdiven çıkabiliyor muyuz? Dengemizi koruyabiliyor muyuz? Bağımsız kalabiliyor muyuz? Bu bağlamda kavrama gücü, vücudun biyolojik yaşına açılan küçük bir pencere gibi çalışır.
Büyük uluslararası çalışmalar, düşük kavrama gücünü artmış ölüm riski, kardiyovasküler olaylar, fonksiyonel gerileme ve sarkopeni ile ilişkilendirmiştir. Sarkopeni, yani yaşlanmaya sıklıkla eşlik eden kas gücü ve kas fonksiyonu kaybı, bir günden diğerine ortaya çıkmaz. Yavaş yavaş, çoğu zaman sessizce başlar. Başlangıçta küçük bir şey olabilir. Kanepeden kalkmada biraz daha fazla zorluk. Merdivenlerde biraz daha az denge. Basit bir yürüyüşten sonra daha fazla yorgunluk. Vücudun eskisi gibi tepki vermediği hissi.
Bu değişiklikler genellikle yaşla birlikte 'normal' kabul edilir. Ancak kas-iskelet sağlığına yönelik modern yaklaşım, bunları pasif bir şekilde karşılamamamız gerektiğini gösteriyor. Güç kaybı ölçülebilir. Ve ölçüldüğünde, daha kolay izlenebilir ve ele alınabilir. Gücün önemi, osteopeni ve osteoporozdan bahsederken daha da artar. Çünkü pratikte kırık riski sadece kemik yoğunluğuna bağlı değildir; kas gücü ve denge de en az onun kadar önemlidir.