Sıcaklık Gençlerin Ruh Sağlığını Nasıl Etkiliyor?
Görsel: Proto Thema
İklim değişikliği yalnızca bedeni değil, ruh sağlığını da etkiliyor. Sidney Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, yüksek sıcaklıkların çocuklar ve gençler arasında ruhsal bozukluklar nedeniyle hastaneye yatışları artırdığını ortaya koydu. Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry dergisinde yayımlanan çalışma, Avustralya'nın Yeni Güney Galler eyaletinde 2001-2022 yılları arasında 719.000'den fazla hastane yatışını inceledi.
Araştırmacılar, 12 yaşına kadar çocuklar, 13-17 yaş arası ergenler ve 24 yaşına kadar genç yetişkinler arasındaki vakaları değerlendirdi. Bulgular, gençlerin ruh sağlığının zaten küresel bir sorun olduğu bir dönemde özellikle önem taşıyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, 10-19 yaş arasındaki her yedi gençten biri bir ruhsal bozuklukla yaşıyor.
Sıcak havalarda hastane yatışları yalnızca yaz aylarında değil, mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların yaşandığı dönemlerde de artış gösterdi. İlginç bir şekilde, bu ilişki soğuk aylarda daha güçlüydü; çünkü vücut ve günlük rutinler sıcağa daha az adapte olmuş durumda. Artış, madde kullanım bozuklukları, depresyon, anksiyete, obsesif-kompulsif belirtiler, uyum bozuklukları, dikkat ve davranış sorunları gibi geniş bir tanı yelpazesini kapsıyordu. Kış aylarında ayrıca şizofreni, yeme bozuklukları ve kendine zarar verme nedeniyle yatışlarla da bağlantı tespit edildi.
Araştırmanın başyazarı Wen-Qiang He, "İklim değişikliği nedeniyle giderek daha sık görülen normalin üzerindeki sıcaklıklar, en savunmasız gençlerimizden bazılarının ruh sağlığını şimdiden etkiliyor" dedi. Araştırmacılar, sıcağın tek başına ruhsal bozukluklara neden olduğunu iddia etmiyor, ancak mevcut bir yatkınlığı şiddetlendiren bir faktör olarak tanımlıyor.
Sıcaklık stresi, vücut ısısı düzenlemesini, inflamatuar yanıtı, kan basıncını ve beyin oksijenlenmesini etkiliyor. Aynı zamanda uykuyu bozuyor, stresi tetikliyor ve sinirlilik ya da duygu kontrolünde zorluğa yol açıyor. Özellikle çocuklar ve gençler için bu etkiler daha belirgin olabiliyor; sinir ve hormonal sistemleri hâlâ gelişim aşamasında olduğu için günlük yaşamları daha fazla etkileniyor.