İklim Krizi ve Ruh Sağlığı: Çocuklar ve Gençler Neden Endişenin Ön Saflarında
Görsel: Proto Thema
"Gezegen ölmek üzere. Geleceği görmüyorum - sadece bugün var." Bu söz, 16 yaşında bir gence ait ve bugün binlerce gencin iklim krizi karşısında yaşadığı kaygıyı en çarpıcı şekilde yansıtıyor. Atina Üniversitesi Çocuk-Ergen Tıbbı Doçenti Artemis K. Tsitsika'ya göre çocuklar ve ergenler, iklim krizinin ruhsal etkilerine karşı en savunmasız gruplar arasında yer alıyor.
Tsitsika, "Çocukluk ve ergenlik dönemleri, kişiliğin gelişimi ile algı ve davranışların şekillenmesi açısından kritik evrelerdir. İklim krizinin yarattığı belirsizlikler, onların ruh sağlığı üzerinde ciddi sonuçlar doğurabilir," diye vurguluyor. Bugünkü Dünya Çevre Günü vesilesiyle protothema.gr, iklim krizi ile ruh sağlığı arasındaki bağlantıyı, özellikle çocuklar ve ergenler açısından ele alıyor.
İklim krizine ilişkin veriler özellikle endişe verici: ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'ne (NOAA) göre, kara ve deniz ortalama sıcaklığı artan bir hızla yükselirken, 2023 yılı 1850'den bu yana küresel çapta en sıcak yıl olarak kaydedildi. Ancak iklim krizi çevrenin yanı sıra gençlerin gelecek algısını da doğrudan etkileyerek korku, güvensizlik, üzüntü ve belirsizlik duyguları yaratıyor.
Uyku bozuklukları, travma sonrası stres, konsantrasyon güçlüğü, sosyal geri çekilme, suçluluk ve çaresizlik duyguları gibi belirtiler çocuk ve ergenlerde giderek daha sık görülüyor. İklim krizinin sonuçları herkesi ilgilendirse de, çocuklar ve ergenler özellikle savunmasız durumda.
Tsitsika'ya göre, çocukluk ve ergenlik dönemi kişilik oluşumu ve dünya algısının şekillenmesi için kritik bir evredir. Geleceğe dair belirsizlik, felaket görüntüleri ve aşırı hava olayları deneyimi derin psikolojik izler bırakabilir. Uzmanlar, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), kaygı ve yoğun endişe, uyku bozuklukları, üzüntü ve çaresizlik, konsantrasyon güçlüğü, sosyal geri çekilme ve izolasyon vakalarında artış kaydediyor.