“Yaşlanmak Zorunda Olduğumuzu Söyleyen Bir Biyoloji Yasası Yok”
Görsel: Proto Thema
5 Haziran 2026'da UNIC Athens, dünyanın önde gelen yaşlanma araştırmacılarından Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Genetik Profesörü David Sinclair'in konuşmacı olduğu yeni Evolve Konferans Serisi'ni başlattı. Açılış konferansı, “Yaşlanmayı Tersine Çevirmek: Keşiften İnsan Denemelerine” başlığıyla, UNIC Athens'ın Hellenikon kampüsündeki Andreas Vesalius Amfitiyatrosu'nda dolu bir salonda gerçekleşti. Etkinliği, Lefkoşa Üniversitesi CEO'su Antonis Polemitis açtı ve Sinclair'i, zamanının bir veya iki on yıl ilerisinde düşünen ve çalışan ender “üstel” düşünürlerden biri olarak tanıttı.
Konuşmasında Profesör Sinclair, yaşlanmanın kaçınılmaz bir yıpranma olmadığını, aksine kanser, kalp hastalıkları ve Alzheimer gibi büyük hastalıkların çoğunun altında yatan temel neden olduğunu öne sürdü. Yaşlanmayı tıbbi bir durum olarak ele alarak, bilimin her bir hastalığı ayrı ayrı tedavi etmekten çok daha büyük bir sağlık yararı sağlayabileceğini savundu. Sinclair, Yaşlanmanın Bilgi Teorisi'ni (Information Theory of Aging) geliştirerek, yaşlanmanın esas olarak epigenetik bilgi kaybından kaynaklandığını belirtti. Bu, hücrelere ne olduklarını ve nasıl çalışacaklarını söyleyen bir “yazılım” olarak tanımlanıyor ve DNA'nın kendisindeki hasarlardan ziyade bu bilginin kaybının önemli olduğu vurgulanıyor.
Sinclair, Harvard'daki laboratuvarından elde ettiği bulguları paylaştı: sirtuinler, NAD+ ve üç Yamanaka faktörü (OSK) kullanılarak yapılan epigenetik yeniden programlama deneyleri. Bu deneyler, farelerde optik sinir rejenerasyonu ve görme restorasyonu sağlamış, ardından maymunlarda da başarılı olmuştur. Bu teknoloji, Life Biosciences şirketi aracılığıyla insanlarda ilk klinik deneylere geçmiştir. Başlangıçta glokom ve iskemik optik nöropati (NAION) gibi göz hastalıkları hedeflenmektedir. Sinclair, glokomlu ilk hastanın tedaviyi aldığını belirtti.
Konferans, yaşlanmanın biyolojik bir yasa olmadığı ve bilimsel ilerlemelerle tersine çevrilebileceği mesajını verdi. Sinclair'in çalışmaları, yaşlanmanın altında yatan mekanizmaları anlamaya ve potansiyel olarak insan sağlığını ve yaşam süresini önemli ölçüde iyileştirmeye yönelik umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor.