İnanılmaz: Tek Bir Doz Ünlü Madde 80 Yaşındaki Alzheimer Hastasının Zihnini 'Uyandırdı'
Görsel: Proto Thema
80 yaşında, ileri evre Alzheimer hastası bir kadın, yıllardır günlük yaşamının temel işlevlerini kaybetmiş durumdaydı. Bazı mantar türlerinde bulunan psilosibin maddesinin yüksek bir dozunu aldıktan sonra, bu yeteneklerinin bir kısmını geçici olarak geri kazandığı gözlemlendi. Frontiers in Neuroscience dergisinde yayımlanan vaka çalışmasına göre, kadın yaklaşık 10 yıldır Alzheimer hastalığıyla yaşıyordu.
Müdahaleden önce çok az konuşabiliyor, yürümek için yardıma ihtiyaç duyuyor, mesane kontrolünü kaybetmişti ve büyük ölçüde bakıcılarına bağımlıydı. Yüksek doz psilosibin uygulamasının ardından araştırmacılar, hastalık nedeniyle kaybolduğu düşünülen işlevlerde geçici bir iyileşme gözlemledi. Yaklaşık 19 saat sonra hasta, daha önce bir iki kelimeyle sınırlı olan konuşmasının aksine, hayatı hakkında konuşmaya başladı.
Sonraki günlerde daha iyi yürüdüğü, kendi başına giyinebildiği, gülümsediği, göz teması kurabildiği ve aile üyelerini tanıdığı görüldü. Özellikle mesane kontrolündeki iyileşme dikkat çekiciydi; kadın yıllardır inkontinans sorunu yaşıyordu ancak müdahale sonrası gece dahil olmak üzere inkontinans atakları olmayan dönemler kaydedildi.
Araştırmacılar temkinli yaklaşıyor. Bu vakanın psilosibinin Alzheimer hastalığını tedavi ettiği veya tersine çevirdiği anlamına gelmediğini vurguluyorlar. Sadece bir hasta üzerinde yapılan bu çalışmada karşılaştırma grubu bulunmuyor ve bulgular genellenemez. Çalışmanın öne sürdüğü şey daha farklı: Hastalığın ileri evrelerinde bile beyin, belirli 'gizli' işlevsel kapasiteleri koruyor olabilir ve bu kapasiteler özel koşullar altında geçici olarak etkinleştirilebilir.
Psilosibin, belirli mantar türlerinde doğal olarak bulunan bir maddedir. Son yıllarda beyin üzerindeki etkileri, özellikle farklı beyin ağları arasındaki iletişim ve beynin yeni bağlantılar kurma yeteneği açısından bilimsel olarak incelenmektedir. 80 yaşındaki hasta örneğinde araştırmacılar, maddenin beyni 'onardığını' değil, belirli beyin devrelerinin geçici olarak yeniden işlevsel bağlantı kurmasına yardımcı olarak kaybolmuş gibi görünen yeteneklerin ifade edilmesini sağladığını düşünüyor.