Enerji

Uydu görüntüleri İran'ın Buşehr nükleer santralindeki hasarı gösteriyor

Uydu görüntüleri İran'ın Buşehr nükleer santralindeki hasarı gösteriyor Görsel: Al Jazeera
Al Jazeera 2026-07-17
Uydu görüntüleri, 7-12 Temmuz tarihleri arasında İran'ın en büyük nükleer santrali Buşehr'e yapılan saldırıları ortaya koyuyor. ABD'nin İran'a yönelik geniş çaplı askeri harekatı kapsamında gerçekleşen saldırılar, santral kompleksi içinde yeni darbe izleri bıraktı.

Uydu görüntüleri, İran'ın Buşehr nükleer santral kompleksinde, Washington ile Tahran arasındaki askeri gerilimin yeniden tırmanması sırasında ABD'nin son saldırı dalgasının ardından yeni hasarlar olduğunu ortaya koyuyor. Avrupa Birliği'nin Sentinel-2 uydusu tarafından 7 Temmuz ve 12 Temmuz'da çekilen görüntülerin karşılaştırılması, Buşehr kompleksi içinde yeni oluşmuş darbe izlerini ve yakındaki destek tesislerinde başka bir saldırı noktasını gösteriyor.

Al Jazeera Ağı'nın açık kaynak birimi, ABD Merkez Komutanlığı'ndan (CENTCOM) gelen uydu görüntülerini, saha görüntülerini ve resmi verileri bir araya getirerek 7-15 Temmuz tarihleri arasında İran genelindeki ABD saldırılarının yerlerini haritalandırdı. Buşehr eyaleti vali yardımcısı İhsan Cihanian, 9 Temmuz'da eyaletin çeşitli yerlerinin vurulduğunu, Buşehr nükleer santrali çevresi, Çogadak'taki bir askeri alan ve eyaletin güneyindeki bir balıkçı limanının da bu yerler arasında olduğunu söylemişti.

Cihanian daha sonra nükleer santralin vurulduğuna dair haberleri yalanlayarak reaktörün etkilenmediğini ve normal şekilde çalışmaya devam ettiğini belirtti. Saldırılar, ABD'nin İran'a yönelik daha geniş bir askeri harekatı sırasında gerçekleşti. CENTCOM, 7-8 Temmuz'da hava savunma sistemleri, füze ve insansız hava aracı depolama alanları, deniz varlıkları ve İran'ın güney kıyısı boyunca askeri altyapı dahil olmak üzere yaklaşık 90 askeri hedefi vurduğunu açıkladı.

ABD, duyurulan hedefler arasında Buşehr veya herhangi bir nükleer tesisi belirtmedi. Ancak uydu görüntüleri, santral kompleksinde hasar olduğunu doğruluyor. Olay, uluslararası toplumda nükleer tesislerin güvenliği konusunda endişelere yol açtı.