Termometre yükselecek: Nehirleri daha fazla ısıtmamak için EDF nükleer santrallerinde elektrik üretimini azaltabilir
Görsel: BFM TV
EDF, nükleer reaktörlerini soğutmak için akarsuları kullanıyor. Ancak nehir sıcaklıklarının yükselmesi, EDF'yi su kaynaklarını daha fazla ısıtmamak için üretimi azaltmaya hatta durdurmaya zorlayabilir. Her sıcak hava dalgasında bu konu yeniden gündeme geliyor.
EDF, 16 Haziran Salı gününden itibaren nükleer santrallerinde, özellikle de Saint-Alban (Isère) tesisinde elektrik üretimini düşürmeyi planlıyor. Bunun nedeni, önümüzdeki günlerde beklenen aşırı sıcakların Rhône Nehri'nin su sıcaklığı üzerindeki etkileri. Fransız enerji şirketi, internet sitesinde yayınladığı uyarı mesajında, 'Rhône'da yüksek sıcaklık tahminleri nedeniyle, 16 Haziran 2026 Salı gününden itibaren EDF'nin nükleer üretim parkını, özellikle de Saint-Alban tesisini etkileyebilecek üretim kısıtlamaları söz konusu olabilir' ifadelerine yer verdi. Bu, yılın bu konudaki ilk uyarısı.
Fransa'daki 57 nükleer reaktörün sürekli olarak soğutulması gerekiyor; bu nedenle deniz veya akarsu kenarlarına inşa ediliyorlar. Şiddetli sıcak havalarda nehir sıcaklıklarının yükselmesi, EDF'yi su kaynaklarını daha fazla ısıtmamak için üretimi azaltmaya hatta durdurmaya zorlayabiliyor. Santrallerin faaliyeti, sucul yaşamı korumak amacıyla belirlenen ısınma sınırlarına tabidir.
EDF, Pazartesi günü daha 'hassas' bir tahmin yayınlayacağını ve 'kısıtlamaların doğrulanması halinde özel bir duyuru yapılacağını' belirtti. Termometrenin önümüzdeki günlerde Fransa'da yeniden zirve yapması ve yaz başlamadan ülkenin ikinci sıcak hava dalgasını oluşturması bekleniyor. Météo-France, Cuma günü yaptığı açıklamada, bu hafta sonundan itibaren önce ülkenin güneyinde, ardından kuzeydoğuya doğru ilerleyerek 30-35°C'yi aşan sıcaklıkların nadir olmayacağını duyurdu.
Şu an için çevresel nedenlerle yapılan duruş veya kısıtlamaların EDF'nin nükleer üretimi üzerinde sınırlı etkisi var; yıllık düşüşün %0,3 olduğu tahmin ediliyor. Ancak iklim değişikliği bağlamında, bu oranın 2035 yılına kadar ortalama %1,4'e, 2050'de ise %1,5'e ulaşabileceği belirtiliyor.